İspanya siyasetinde İsrail politikası etrafında keskin bir kutuplaşma yaşanırken, eski Başbakan Jose Maria Aznar’ın Madrid’deki bir forumda yaptığı açıklamalar gündeme damga vurdu. Ana muhalefetteki Halk Partisi’nin (PP) fikir babalarından kabul edilen Aznar, mevcut hükümetin İsrail ile ilgili “soykırım” ifadesini kullanmasını “kabul edilemez ve katıksız bir antisemitizm” olarak nitelendirdi. Aznar, İspanya’nın İsrail ile ilişkilerini en kısa sürede düzeltmesi gerektiğini savunarak, İsrail’i “Batı’nın en doğudaki savunma hattı” olarak tanımladı. Bu sert çıkış, İspanya’daki azınlık sol koalisyon hükümetinden ve aşırı sağ kanattan gelen tepkilerle birlikte siyasi gerilimi tırmandırdı. Aznar’ın Stratejik Müttefiklik Vurgusu Aznar, konuşmasını İsrail’in Madrid Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Dana Erlich’in huzurunda gerçekleştirdi. 1996-2004 yılları arasında başbakanlık yapan Aznar, son günlerde Ceuta’da yaşanan krizin, kilit müttefiklerin dostluğunu kaybetmenin sonuçlarını gözler önüne serdiğini belirtti. Aznar’a göre demokrasilerde fırsatçı çıkarların yönlendirdiği ideolojik önyargılardan çok daha büyük önem taşıyan nedenler var. Bu nedenle İspanya’nın İsrail ile stratejik müttefiklik ilişkisini asla kesmemesi ve ilişkilerin mümkün olan en kısa sürede yeniden normalleştirilmesi gerektiğini savundu. Hükümetten Sert Tepkiler Aznar’ın açıklamaları, iktidardaki sol koalisyon hükümeti tarafından sert bir dille eleştirildi. Ulaştırma Bakanı Oscar Puente, sosyal medya üzerinden 16 Mart 2003’te Azor Adaları’nda gerçekleşen ve ABD Başkanı George W. Bush ile Tony Blair’in de katıldığı görüşmeye atıfta bulunarak, “Herkes kendi yerinde. Azor Adaları’nın beyefendisi soykırımcılarla” ifadesini kullandı. Sosyal Haklar, Tüketim ve 2030 Ajandası Bakanı Pablo Bustinduy ise Aznar’ın İsrail’in soykırımcı hükümetinin temsilcisiyle yan yana olduğunu belirterek, “İspanyol sağı kime hizmet ediyor?” sorusunu sordu. Bakan, Trump ve Netanyahu’nun Ceuta ile ne ilgisi olduğunu sorguladı. Meclis’te Sanchez-Abascal Çatışması İsrail yanlısı söylemler Meclis’te de yankı buldu. Aşırı sağcı Vox partisi lideri Santiago Abascal ile Başbakan Pedro Sanchez arasında sert bir diyalog yaşandı. Netanyahu’nun Abascal’ı “silah arkadaşım” olarak nitelendirmesine atıfta bulunan Sanchez, Abascal’ın siyasi katkısının nefret ve yabancı düşmanlığından ibaret olduğunu öne sürdü. Sanchez, kendisine yönelik “otokrat” ve “diktatör” suçlamalarına karşılık, “Belki bir köpeğim ama sizin aksinize bir sahibim yok” dedi. Abascal’ın “Fas’a boyun eğmek ve hainlik” suçlamalarına ise Sanchez, “Eğer biri birilerinin tasması altındaysa, o da sizsiniz” yanıtını verdi. Seçim Beklentileri ve Gelecek İspanya’da son yayımlanan anketler, olası bir genel seçimde muhalefetteki PP ve Vox’un hükümeti kuracak çoğunluğu yakalayacağını gösteriyor. 2018’den bu yana iktidarda olan ve 2027 seçimlerinde tekrar aday olacağını açıklayan Sanchez’in olası bir yenilgisi durumunda, İspanya’nın İsrail’e karşı aldığı siyasi tavrın da değişmesi öngörülüyor. Bu durum, ülkenin dış politika dengelerini ve İsrail ile olan ilişkilerinin geleceğini doğrudan etkileyecek kritik bir Yazı gezinmesi Ayasofyanın kubbesinde güçlendirme ve konservasyon çalışmaları… Ankaranın 5 bin yıllık hafızası yeni bir keşifle gün yüzüne çıkıyor