Dolar 48,6852 +0,05% Euro 55,9529 +0,16% Sterlin 65,2533 +0,24% Gram Altın 6.730,40 +0,91% BIST 100 13.122,58 -5,54%
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'dan…Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'dan…

Cenevre’deki Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen COP31 Başkanlığı Bilgilendirme Toplantısı Üst Düzey Oturumu, iklim krizinin acı gerçeklerini ve Türkiye’nin bu alandaki stratejilerini gündeme taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, konuşmasında küresel iklim sisteminin tarihin en dengesiz dönemini yaşadığını vurgulayarak, sıcaklıklardaki rekor seviyeler, kuraklık riskleri ve buzulların erimesine dikkat çekti. Kurum, 2026 sonu için yapılan El Nino uyarısını da hatırlatarak, iklim risklerinin artık insanların hayatına, geçim kaynaklarına ve şehirlerin kalkınma imkanlarına doğrudan yansıdığını ifade etti.

Nepal’deki Felaket ve Erken Uyarının Hayati Rolü

Bakan Kurum, iklim değişikliğinin somut sonuçlarını anlatırken Nepal’de yaşanan trajediyi örnek gösterdi. Himalayalar’da meydana gelen buzul çökmesiyle tetiklenen büyük sel, yerleşim alanlarını, yolları, köprüleri ve enerji altyapısını ciddi şekilde hasara uğrattı. Bu felakette bin 386 kişi hayatını kaybederken, 5 bin 130’dan fazla kişi hâlâ kayıp olarak aranıyor. Kurum, bu acı tablonun ortasında erken uyarı sistemlerinin ve halkın bilinçlenmesinin ne denli kritik olduğunu Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) Genel Sekreteri Jagan Chapagain’in paylaştığı bir anekdotla destekledi. Nepal’deki sel öncesinde bir okul müdürünün, 900’den fazla çocuğu dağlara çıkararak hayatlarını kurtardığı ve yaklaşık 13 dakika sonra okulun yerle bir olduğu belirtildi. Bu olay, doğru gözlem, zamanında uyarı ve halkın eğitiminin insani güvenlik açısından taşıdığı önemi gözler önüne serdi.

Türkiye’nin İklim Gerçekleri ve Meteorolojik Veriler

Türkiye özelinde de iklim kaynaklı afetlerin arttığına dikkat çeken Kurum, ülkede sıcaklıkların yükseldiğini ve yağış düzeninin değiştiğini aktardı. Türkiye’nin yağışlar konusunda tarihinin en değişken sürecini yaşadığını belirten Bakan, 2025 yılında son 52 yılın en düşük yağış seviyesinin görülmesine karşın, 2026’da son 66 yılın en yüksek yağış seviyesine ulaşıldığını açıkladı. Son on yılda bazı illerde aşırı yağışların neden olduğu sel, su baskını ve heyelanlarla mücadele edilirken, aynı dönemlerde diğer bölgelerde orman yangınlarıyla karşı karşıya kalındığı hatırlatıldı. Kurum, bu felaketlerin arkasında evler, çiftçiler, çocuklar ve ailelerin olduğunu vurgulayarak, meteorolojinin bilimsel temelli ölçüm ve uyarı sistemlerinin hayati önem taşıdığını dile getirdi.

Uygulama COP’u ve 1,5 Derece Hedefi

COP31 Başkanlığı olarak “Herkes İçin Erken Uyarı Girişimi”ni güçlü bir şekilde desteklediklerini belirten Kurum, Türkiye’nin Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün “MeteoUYARI” sistemiyle il ve ilçe düzeyinde uyarıları kamuoyuna ulaştırdığını kaydetti. Meteorolojik bilginin tarımdan sağlığa, su yönetimine kadar birçok alanda kararların bilimsel temeli olduğunu ifade eden Kurum, bilim ile uygulama arasındaki mesafenin azaltılması gerektiğini vurguladı. Kurum, COP31’in “Uygulama COP’u” hedefine değinerek, mevcut taahhütlerin finansman, teknoloji ve kapasite engelleri aşılarak nasıl hayata geçirileceğinin Antalya’da ele alınacağını söyledi. Konuşmanın ötesine geçilerek eyleme geçilmesi gerektiğini belirten Bakan, 1,5 derece hedefinin pusula olduğunu ve emisyonların azaltılması ile uyum kapasitesinin güçlendirilmesi için kararlı adımlar atılacağını açıkladı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir