Kocaeli’de 10 Kasım’da Mustafa Kemal Atatürk için mevlit okutan İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu’nun görevden alınması, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bu gelişme, kurumun üst yönetimindeki tutarsızlıkları ve yasal düzenlemelere uyum sorunlarını gündeme taşıdı. Özellikle Diyanet’in iki numaralı ismi olan Başkan Yardımcısı Hatice Boynukalın Şenkardeşler’in makam odasında Atatürk portresinin bulunmaması, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Oysa aynı kurumda görev yapan diğer dört erkek başkan yardımcısının kurumsal fotoğraflarında, makam odalarında Atatürk portresinin yer aldığı görülüyor. Bu durum, kurumsal kimlik ve saygınlık algısı açısından ciddi bir çelişki olarak değerlendiriliyor. Yasal Şartların Karşılığı Sorunu Başkan Yardımcısı Şenkardeşler’in bu göreve atanma süreci, yasal mevzuat açısından da tartışmalı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kuruluş yasasına göre, Başkan ve başkan yardımcılarının “en az lisans düzeyinde dini yükseköğrenim mezunu” olması zorunluluğu bulunuyor. Yasada dini yükseköğrenim; İlahiyat, İslami ilimler fakültesi, Yüksek İslam Enstitüsü veya ilahiyat ön lisans olarak tanımlanıyor. Ancak Şenkardeşler, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olduğu için bu yasal şartı karşılamıyor. Bu durum, atamanın hukuki dayanağına ilişkin soru işaretleri yaratıyor. Kurumsal Tutarlılık ve Portre Tartışması Diyanet’in üst yönetimindeki diğer isimlerin kurumsal fotoğraflarında Atatürk portresinin yer alması, Şenkardeşler’in odasındaki eksikliği daha da belirgin kılıyor. Ahmet Demir, Fatih Mehmet Karaca, Hafız Osman Şahin ve Hüseyin Hazırlar’ın fotoğraflarında bu portrenin varlığı, kurumun genel tutumunu yansıtırken, tek bir istisna olarak Şenkardeşler’in durumu öne çıkıyor. Bu görsel fark, Diyanet’in Atatürk’e bakış açısı ve kurumsal kimliği konusunda kamuoyunda farklı yorumlara yol açıyor. Portrenin varlığı veya yokluğu, sadece bir dekoratif unsur değil, aynı zamanda kurumsal duruşun bir göstergesi olarak algılanıyor. Geçmiş Tartışmalar ve Aile Bağlantısı Şenkardeşler’in ağabeyi Mehmet Boynukalın’ın, Ayasofya Camii’nde baş imamlık yaptığı dönemde laiklik ile ilgili açıklamaları nedeniyle sık sık tartışma yaratmış olması, aileye yönelik eleştirileri de beraberinde getiriyor. Bu geçmiş, Şenkardeşler’in ataması ve kurumsal tutumu hakkında daha geniş bir perspektif sunuyor. Diyanet içindeki bu gelişmeler, kurumun iç dinamikleri ve dışarıya yansıyan imajı açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Görevden alma kararının ardından, Diyanet’in bu tür konularda daha şeffaf ve tutarlı bir politika izleyip izlemeyeceği merak konusu. Yazı gezinmesi Denizin dibinde unutulan 121 bin ton boru parçalanmaya başladı Londra podyumundan Türkiye’deki çocuklara… Ünlü iş insanı Esra…