Dolar 48,6809 +0,05% Euro 55,9733 +0,19% Sterlin 65,3093 +0,33% Gram Altın 6.725,02 +0,83% BIST 100 13.122,58 -5,54%
Denizin dibinde unutulan 121 bin ton boru parçalanmaya başladıDenizin dibinde unutulan 121 bin ton boru parçalanmaya başladı

Deniz tabanında onlarca yıldır sessizce bekleyen devasa bir plastik yığını, zamanla parçalanarak okyanuslara sızan mikroplastiklerin gizli bir kaynağı haline geliyor. Plymouth Üniversitesi araştırmacılarının son çalışması, deniz altı altyapısının çevresel etkilerine dair çarpıcı veriler ortaya koydu. Birleşik Krallık kıta sahanlığındaki petrol ve gaz tesislerinde kullanılan boru, hortum ve kablo gibi plastik bileşenlerin toplamda yaklaşık 220 bin ton olduğu hesaplandı. Bu devasa miktarın yaklaşık 121 bin tonunun hâlâ denizin dibinde kaldığı tahmin ediliyor. Bu durum, deniz ekosistemi için uzun vadeli ve potansiyel olarak tehlikeli bir kirlilik riski oluşturuyor.

Deniz Suyunun Erosif Etkisi

Araştırmacılar, teorik hesaplamaların ötesine geçerek Shetland Adaları açıklarındaki Brent petrol sahasında 22 yıl boyunca deniz tabanında kalan boru ve bağlantı parçalarından örnekler topladı. Mikroskop altında yapılan detaylı incelemeler, deniz suyuna doğrudan maruz kalan plastik yüzeylerde belirgin çatlaklar ve parçalanmalar olduğunu gösterdi. Deniz tabanındaki kumun sürekli sürtünmesi, deniz akıntıları ve yıllar içinde biriken fiziksel aşınma, plastik kaplamaların giderek daha küçük parçalara ayrılmasına neden oluyor. Ancak betonla korunan bölümlerin, doğrudan açıkta kalan kısımlara kıyasla çok daha az aşındığı gözlemlendi. Bu bulgu, koruyucu katmanların plastiklerin parçalanma hızını yavaşlattığını kanıtlıyor.

Mikroplastik Salınımının Boyutu

Araştırmacıların geliştirdiği modeller, eski petrol ve gaz altyapısından her yıl denize karışan mikroplastik miktarını tahmin etmeye yardımcı oluyor. Hesaplamalara göre bu miktar yıllık yaklaşık 4,5 ila 500 ton arasında değişebiliyor. En yüksek tahmin edilen değer, Birleşik Krallık’ta kozmetik ürünlerdeki mikroplastik taneciklerin yasaklanmasından önce bu ürünlerden çevreye karışan yıllık miktarın da üzerinde. Bu rakamlar, deniz altı altyapısının mikroplastik kirliliğindeki payının, tüketici ürünlerinden kaynaklanan kirlilikle karşılaştırıldığında ne denli büyük olabileceğini gözler önüne seriyor.

Söküm Politikaları ve Gelecek Beklentileri

Bu sorunun büyümesinin temel nedenlerinden biri, kullanım dışı kalan deniz altı altyapısının tamamının sökülüp çıkarılmamasıdır. Çalışmada, Birleşik Krallık’taki plastik içeren altyapının yaklaşık yüzde 55’inin denizde kalabileceği belirtiliyor. ABD’de ise 1960’lardan bu yana kullanım dışı bırakılan boru hatlarının yüzde 97’sinden fazlasının deniz tabanında bırakıldığına dikkat çekiliyor. Araştırmacılar, mikroplastiklerin zamanla birikmesinin deniz canlıları için ek risk oluşturabileceğini vurguluyor. Çalışmanın sonuçları Journal of Hazardous Materials dergisinde yayımlandı. Ekip, gelecekte petrol ve gaz tesislerinin sökülmesine karar verilirken denizin dibinde bırakılan plastik miktarının da hesaba katılması gerektiğini savunuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir