Yapay zeka ve otomasyonun siyasi rejimler üzerindeki etkisi, yeni bir akademik çalışma ile mercek altına alındı. Nobel ödüllü MIT ekonomisti Daron Acemoğlu, Bilkent Üniversitesi’nden A. Arda Gitmez ve North Carolina Üniversitesi’nden Mehdi Shadmehr, otomasyonun yalnızca işgücü piyasasını değil, aynı zamanda siyasi yapıları da köklü biçimde değiştirebileceğini ortaya koyan bir matematiksel model geliştirdi. 5 Haziran 2026’da yayımlanan “Automation and Repression” (Otomasyon ve Baskı) başlıklı makale, teknolojik ilerlemenin demokrasi üzerindeki potansiyel tehditlerine ışık tutuyor. Emeğin Payı Azalıyor, Servet Birikiyor Çalışmanın temel varsayımı, insanların yaptığı işlerin robotlar, yazılımlar ve yapay zekâ tarafından devralınmasıyla birlikte emeğin gelirden aldığı payın azalması üzerine kurulu. Bu süreçte servet, sermaye sahiplerinin elinde yoğunlaşarak hızla birikiyor. Bu dinamik, toplumsal eşitsizliğin hızla derinleşmesine neden oluyor. Başlangıçta düzenli ve istikrarlı bir demokrasiye sahip bir ekonomi modeli ele alındığında, sermaye sahiplerinin zamanla iki temel seçenekle karşı karşıya kaldığı görülüyor: Serveti toplumla paylaşmak ya da baskı mekanizmalarını güçlendirmek. Otomasyonun Demokrasi Üzerindeki Baskısı Makaleye göre otomasyon ilerledikçe ve sermaye birikimi arttıkça, elit kesimlerin demokrasiyi korumak yerine baskıcı bir rejimi destekleme ihtimali yükseliyor. İnsan gücüne duyulan ihtiyaç azaldıkça, geniş toplum kesimlerinin ekonomik ve siyasi sistem üzerindeki etkisi zayıflıyor. Bu durum, demokratik dengeyi bozarak iktidarın daha dar bir grupta toplanmasına zemin hazırlıyor. Otomasyonun ilerlemesiyle birlikte servetin en tepede küçük bir grubun elinde yoğunlaşması, elitlerin demokrasiyi bir yük olarak görmeye başlamasına yol açabiliyor. Teknolojik İlerlemenin Siyasi Sonuçları Yapay zekanın iş dünyasındaki geleceği, çalışanları destekleyen bir ortak olmaktan ziyade doğrudan onların yerini almaya odaklanan riskli bir yöne evriliyor. Bu dönüşüm, sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi sonuçlar doğuruyor. Otomasyonun siyasi rejimler üzerindeki olası sonuçları, matematiksel bir modelle incelenerek somut bir çerçeveye oturtuluyor. Çalışma, teknolojik gelişmelerin siyasi istikrar üzerindeki etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğine işaret ediyor. Servet dağılımındaki bozulma, siyasi baskının artmasına ve demokratik kurumların zayıflamasına neden olabiliyor. Otomasyon, emeğin gelirden aldığı payı azaltarak servet birikimini hızlandırıyor. Sermaye sahipleri, serveti paylaşmak yerine baskıyı artırma eğiliminde olabilir. İnsan gücüne duyulan ihtiyacın azalması, toplumun siyasi etkisini zayıflatıyor. Servetin küçük bir grupta yoğunlaşması, elitlerin demokrasiyi yük olarak görmesine yol açıyor. Yazı gezinmesi Pembe hedefler tepetaklak New Mexico Valisi’nden, Trump’ın eyaletin adını New America olarak…