Yeni Orta Vadeli Program (OVP) yayımlandı ve 2027-2029 dönemini kapsayan bu belge, iktidarın önceki dönemdeki hedefleriyle gerçekleşen rakamlar arasındaki uçurumu gözler önüne serdi. Bir önceki OVP’de 2026 yılı için belirlenen enflasyon, büyüme, cari açık ve faiz ödemeleri gibi kritik göstergelerdeki hedefler, yeni programda adeta çökmüş durumda. Bu durum, ekonomik beklentiler ile gerçekler arasındaki derinleşen farkı ve politika yapıcıların karşılaştığı zorlukları açıkça ortaya koyuyor. Pembe Hedefler ve Acı Gerçekler Yeni OVP’de yer alan tahminlere göre Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), bu yılı 85.3 trilyon lira ile tamamladıktan sonra 2027’de 111.2 trilyon liraya yükselecek. Kişi başına gelirin 2027’de 22 bin 285 dolara çıkması ve ortalama dolar kurunun 56.05 TL olması öngörülüyor. Ancak bu pembe tablonun aksine, gerçekleşen verilerde ciddi sapmalar yaşandı. Bu yıl yüzde 3.8 olarak öngörülen büyüme, yüzde 3.3 seviyesinde kalırken, enflasyonda hedeflenen yüzde 16’lık seviyeye ulaşmak yerine 12.4 puanlık bir sapma ile yüzde 28.4’e revize edildi. İktidar, bu sapmanın temel nedenini Orta Doğu’daki savaş olarak gösterdi. 2027 için ise yeni enflasyon hedefi yüzde 21 olarak belirlendi. Faiz ve Bütçe Açığındaki Artış Faiz harcamalarında da hedefler tutmadı. Bu yıl 2.7 trilyon lira olarak beklenen faiz ödemeleri, 100 milyar liralık bir sapmayla 2.8 trilyon liraya yükseltildi. Önümüzdeki yıl için faize aktarılacak kaynak ise 3 trilyon 975 milyar liraya ulaşacak. Bu artış, bütçe üzerindeki baskıyı da artırdı; 2027 bütçesinin 3 trilyon 865 milyar lira açık vermesi öngörülüyor. Bu rakamlar, kamu maliyesindeki kırılganlığı ve faiz yükünün ekonomideki ağırlığını vurguluyor. Özelleştirme Gelirleri ve Resmi Açıklamalar OVP’de dikkat çeken bir diğer konu, köprü ve otoyolların özelleştirilmesi süreci oldu. 2031 yılına kadar süre verilen bu projelerin 2027 yılında tamamlanacağı, gizlenen rakamlarla ortaya çıktı. İktidar, bu özelleştirmelerden 2027-2029 döneminde 489.5 milyar lira gelir elde etmeyi planlıyor. OVP’yi açıklayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, revizyonun gerekçesini anlatırken ekonomideki kötü gidişi itiraf niteliğinde ifadelerle dile getirdi. Yılmaz, enflasyon, büyüme, dış ticaret ve cari açıkta hedeflerin altında kalındığını, sanayi büyümesinin ise yüzde 4’ten yüzde 2.3’e indirildiğini belirtti. Ayrıca sanayiciyi koruyacaklarını ifade etmesi, “Koruyacak sanayi mi kaldı?” şeklinde yorumlara yol açtı. Yazı gezinmesi Merkez Bankası Başkanı Karahan: Para politikası etkileyebildiği… Yapay zeka demokrasiyi yok edecek