İspanya’nın güneyindeki Campo de Cartagena bölgesinde, tarımsal faaliyetlerin yer altı sularına karıştırdığı nitrat kirliliğini önlemek amacıyla devasa bir doğa tabanlı çözüm hayata geçiriliyor. Proje kapsamında El Albujón ve Los Alcázares bölgelerinde toplam 33 hektarı aşan alanda “yeşil filtreler” kurulacak. Bu sistem, geleneksel mekanik arıtma tesislerinden farklı olarak bitkiler, toprak ve mikroorganizmaların doğal arıtma kapasitesinden yararlanarak su kalitesini iyileştirmeyi hedefliyor. Doğal Filtreleme Mekanizması Kurulacak tesislerde yer altından çekilen nitratlı su, geniş alanlara dikilecek bitkilerden geçirilecek. Bitkiler, toprak yapısı ve burada yaşayan mikroorganizmalar, sudaki azot bileşiklerinin parçalanmasına ve azalmasına katkıda bulunacak. Bu ilk aşamanın ardından su, yapay sulak alanlara yönlendirilerek temizleme süreci devam ettirilecek. Bitkisel filtreleme ile sulak alanların birlikte kullanılması sayesinde, sudaki nitrat oranının yüzde 97,5’e kadar düşürülmesi amaçlanıyor. Tesis Kapasiteleri ve Altyapı Projenin en büyük ayağını El Albujón’da kurulacak tesis oluşturacak. Yeşil filtre ve sulak alanın birlikte kaplayacağı alan 33,4 hektara ulaşırken, sistem yılda en fazla 1,1 milyon metreküp su pompalayabilecek kapasitede tasarlandı. Bu debiyi karşılayabilmek için sekiz yeni kuyu açılması planlanıyor. İkinci tesis olan Los Alcázares ise yaklaşık 11,4 hektarlık bir alana kurulacak. İki tesisin birlikte çalışmasıyla yılda 1,5 milyon metreküpe kadar su işlenebilecek. Los Alcázares’te arıtılan su, bölgedeki doğal alanların yeniden oluşturulması için kullanılacak. Çevresel Hedefler ve Enerji Kaynağı Sistemin enerji ihtiyacının bir kısmı, tesislerin yanına yerleştirilecek güneş panellerinden karşılanacak. El Albujón’a 88, Los Alcázares’e ise 44 fotovoltaik panel kurulması öngörülüyor. Projenin temel amacı, yoğun tarım yapılan bölgedeki yer altı sularında biriken nitratların Mar Menor lagününe ulaşmasını engellemek. Geçmiş yıllarda lagüne taşınan fazla besin maddeleri, alglerin hızla çoğalması ve oksijen seviyesinin düşmesi gibi ekolojik krizlere yol açmıştı. Çevresel onayın alınmasıyla projedeki önemli bir aşama tamamlanmış oldu. Bu iki tesis, Mar Menor çevresinde oluşturulması planlanan daha geniş bir yeşil kuşağın ilk büyük filtreleme noktaları olarak hizmet verecek. Doğal filtreleme yöntemlerinin bir arada kullanılması, bölgedeki su kaynaklarının korunması ve ekosistemin dengelenmesi açısından kritik bir rol üstlenecek. Yazı gezinmesi Konyasporlu futbolculardan anlamlı ziyaret SOCAR Energy School’da beşinci dönem