Dolar 48,6842 +0,05% Euro 55,9644 +0,17% Sterlin 65,2860 +0,29% Gram Altın 6.722,64 +0,80% BIST 100 13.122,58 -5,54%
Milyarlarca karınca 4 ülkeyi birbirine bağlayarak imkansızı başardıMilyarlarca karınca 4 ülkeyi birbirine bağlayarak imkansızı başardı

Bilim insanları, Avrupa kıtasının batı ve güney kıyılarını kapsayan devasa bir biyolojik ağ keşfetti. İtalya, Fransa, İspanya ve Portekiz sınırları içinde yaklaşık 6.000 kilometrelik bir alana yayılan Arjantin karıncalarının oluşturduğu bu sosyal ağ, milyarlarca işçi karınca ve milyonlarca yuvadan oluştuğu modellemelerle ortaya kondu. Kesin bir nüfus sayımı bulunmamakla birlikte, bu devasa yapının bölgedeki ekolojik dengeyi derinden etkilediği ve istilacı türlerin yayılım dinamiklerini yeniden tanımladığı görülüyor.

Davranışsal Sınırlar ve Kimlik Mekanizması

2002 yılında Atlas Okyanusu ve Akdeniz kıyı şeridindeki 33 popülasyondan alınan numuneler üzerinde yürütülen testler, karınca varlığını iki ana gruba ayırdı. Geniş bir alana yayılan “Ana Grup” ile daha küçük bir alanla sınırlı olan “Katalan Grubu” arasındaki etkileşimler, türün sosyal yapısını aydınlatıyor. Coğrafi olarak birbirinden uzak ve genetik farklılıklara sahip Ana Grup işçileri, birbirlerine karşı agresif davranış sergilemezken, Katalan Grubu üyeleriyle karşılaştıklarında yüksek düzeyde saldırganlık gösterdi.

Uzmanlar, bu süper koloninin yekpare ve kesintisiz bir yeraltı tüneli olmadığını belirtiyor. Bunun yerine, ortak bir davranışsal sınır ve kimyasal kimlik mekanizmasıyla işleyen bir sistem olduğu kaydediliyor. Karıncalar, vücut yüzeylerindeki kutikula hidrokarbonları aracılığıyla birbirlerinin koloni etiketlerini tanıyarak bu sınırları belirliyor. Bu kimlik doğrulama süreci, İtalya’dan Portekiz’e kadar uzanan bölgede tek bir davranışsal bütünlük sağlıyor.

Yerel Ekosistem Üzerindeki Etkileri

Arjantin karıncalarının varlığı, yerel biyolojik çeşitlilik üzerinde olumsuz sonuçlar doğuruyor. Güney Kaliforniya’daki bir örneklem noktasında, bu istilacı türün varlığıyla birlikte yüzeyde yiyecek arayan yerel karınca türü sayısının ortalama 7’den 2’nin altına gerilediği tespit edildi. Ayrıca karıncalar, yaprak biti, unlu bit ve kabuklu bit gibi özsu emici zararlıların ürettiği şekerli bal özünü toplarken, bu zararlıları doğal avcılarından koruyor. Bu durum, özellikle bağ ve narenciye üretimine zarar vererek tarımsal kayıplara yol açıyor.

Kalıforniya’da yapılan benzer bir çalışmada, 5 milyon karınca barındıran ve 650 metrekareye yayılan yuva ağlarında yiyecek paylaşım izlerinin maksimum 50 metre ile sınırlı kaldığı görüldü. Yapının kıta çapında tek bir yuva yerine, birbiriyle bağlantılı mahalleler şeklinde işlediği saptandı. Bu yapısal özellik, koloni içi düşük saldırganlık oranının nüfus yoğunluğunu artırarak türün yayılımını kolaylaştırdığını gösteriyor.

Yayılım Dinamikleri ve Mücadele Yöntemleri

Güney Amerika menşeili bu istilacı tür, insan taşımacılığı vasıtasıyla doğal yayılım hızlarının çok ötesine geçebiliyor. Yıllık ortalama 150 metre olan doğal yayılım hızının üç katı uzağa sıçrayabildiği belirtiliyor. Bu hızlı yayılım, türün yeni bölgelere yerleşmesini ve mevcut ekosistemleri baskı altına almasını hızlandırıyor.

Mücadele yöntemlerine ilişkin 2025 yılında gerçekleştirilen bir laboratuvar çalışmasında, dört farklı süper koloniden alınan örnekler altı farklı entomopatojen mantar suşuna maruz bırakıldı. Beauveria bassiana Li053 kodlu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir