Dolar 48,6860 +0,05% Euro 55,9525 +0,17% Sterlin 65,2647 +0,26% Gram Altın 6.724,07 +0,82% BIST 100 13.122,58 -5,54%
Filistin topraklarını gasbeden 480 İsrailli, Mescidi Aksaya baskın…Filistin topraklarını gasbeden 480 İsrailli, Mescidi Aksaya baskın…

Kudüs Valiliği, Yahudilerin dini yılbaşı Roş Haşana Bayramı’nın ikinci gününde yaşanan son gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı. Filistin yönetimine bağlı makamlar, işgal altındaki topraklardan gelen 480 İsraillinin Mescid-i Aksa’ya baskın düzenlediğini resmen bildirdi. Bu olay, kutsal mekânın hassas dengesi açısından yeni bir gerilim noktası oluşturdu. Filistin resmi ajansı WAFA’nın aktardığı bilgilere göre, fanatik gruplar Megaribe Kapısı üzerinden avluya giriş yaptı. Grubun avluda provokatif turlar attığı, Talmudik ayinler icra ettiği ve toplu halde dua ettiği gözlemlendi. Bu eylemler, mekânın dini statüsüne yönelik sürekli bir baskı olarak değerlendiriliyor.

Tarihsel Arka Plan ve Yasal Çerçeve

Mescid-i Aksa’nın hukuki statüsü, 26 Ekim 1994’te İsrail ile Ürdün arasında imzalanan barış antlaşmasıyla netleşmiştir. Sözleşmeye göre külliye, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde kalmaktadır. Ancak İsrail yönetimi, 2003 yılında aldığı tek taraflı bir kararla bu düzenlemeyi fiilen aşmıştır. Bu karar sonrası, İsrail vatandaşlarının Aksa’ya girişleri İdarenin izni olmaksızın, İsrail polisinin eşliğinde gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, bu uygulamaları “baskın” olarak nitelendirerek Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurgulamaktadır.

Baskınların Niteliği ve İddialar

İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa’daki tarihi statükonun korunduğunu savunmaktadır. Resmî açıklamalarda, mekânda sadece Müslümanların ibadet edebildiği, diğer din mensuplarının ise yalnızca ziyaretçi statüsünde bulunabildiği ileri sürülmektedir. Buna karşın, fanatik Yahudi grupların polis koruması altında düzenlediği baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansımaktadır. Bu görüntüler, İsrail’in iddia ettiği “ziyaretçi” statüsüyle çelişen bir tablo ortaya koymaktadır. Ayrıca, külliyenin altında “Süleyman Mabedi kalıntıları” iddiasıyla yürütülen kazı çalışmaları da gerilimi artıran unsurlar arasında yer almaktadır.

Dini Görüşler ve Süreklilik

2003’ten bu yana Mescid-i Aksa, cuma ve cumartesi günleri hariç her gün aşırılık yanlısı Yahudi grupların baskınlarına maruz kalmaktadır. Bu düzenli girişler, mekânın günlük yaşamında kalıcı bir değişiklik yaratmıştır. İsrail içindeki ultra-Ortodoks Yahudi din adamlarının çoğunluğu, Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya girmesinin dinen yasak olduğunu açıkça vurgulamaktadır. Bu dini görüş, siyasi otoritenin uygulamalarıyla arasında belirgin bir uçurum oluşturmaktadır. Kudüs Valiliği’nin bildirdiği son baskın, bu uzun süredir devam eden gerilimin ve hukuki tartışmaların güncel bir yansıması olarak kayıtlara geçmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir