Dolar 48,6809 +0,05% Euro 55,9733 +0,19% Sterlin 65,3093 +0,33% Gram Altın 6.725,02 +0,83% BIST 100 13.122,58 -5,54%
Orhan Veli'nin evinde bir ömürOrhan Veli'nin evinde bir ömür

Beykoz Yalıköy’deki tarihi ahşap konak, Türk şiirinin önemli isimlerinden Orhan Veli Kanık’ın doğum yeri olması nedeniyle yeniden gündemde. 13 Nisan 1914’te bu evde dünyaya gelen şairin ailesinin 1939’a kadar yaşadığı konak, yaklaşık bir yıldır satışa çıkarılmasıyla dikkat çekiyor. Yapının korunması ve geleceği, hem kültürel miras tartışmalarını hem de TBMM gündemini meşgul ediyor. Konak, sadece bir yapı değil; şairin deniz ve İstanbul sevgisinin filizlendiği, anılarla dolu bir yaşam alanı olarak öne çıkıyor.

TBMM’de Satış Tartışması

Yeni Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, konunun TBMM gündemine taşınmasını sağlayarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bir önerge sundu. Ösen, bakanlığın evin satışıyla ilgili bir tasarrufu olup olmadığını sordu. Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtında, taşınmazın özel mülkiyete ait olduğu vurgulandı. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 11’inci maddesi gereği, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığının satışı için bakanlıktan izin alınmasının gerekmediği belirtildi. Ayrıca, söz konusu taşınmazın satın alınmasının bakanlığın görev ve sorumluluk alanı kapsamında bulunmadığı ifade edildi.

Sahibinden Satış Gerekçesi

Konağın sahiplerinden Makine Mühendisi Osman Özer, satış kararının zorunluluktan kaynaklandığını açıkladı. 1939 yılında babasının Orhan Veli’nin annesinden 5 bin liraya satın aldığı ev, Özer ailesinin beş kardeşinden sadece onun doğduğu yer olma özelliğini taşıyor. Özer, konağın 100 yılı aşkın süredir ayakta olduğunu ancak ikinci derece korunması gerekli bir kültür varlığı olması nedeniyle bakımının zahmetli ve masraflı olduğunu belirtti. Emekli maaşıyla bu yükün altından kalkmanın imkânsız hale geldiğini dile getiren Özer, ailece evin gözleri önünde yıpranmasına gönlünün razı olmadığını ve bu yüzden satmaya karar verdiklerini vurguladı.

Müze Olma Arzusu ve Tarihî Anılar

Osman Özer, konağın en büyük arzusunun satın alınıp müzeye dönüştürülmesi olduğunu ifade etti. Özel mülk olarak kalması durumunda bir daha eve adım atamayacağını söyleyen Özer, Rahmi Koç gibi İstanbul’a duyarlı isimlerin ya da benzeri bir formülle belediyeye bağışlanarak kültür merkezi yapılmasını önerdi. Özer, evde Orhan Veli’nin tiyatro sevgisinin bahçede sahne kurarak başladığını ve komşuların bu oyunları izlediğini anlattı. Ayrıca, evin eski halini koruduklarını, odaların, merdivenlerin ve ahşap tavanların ilk haliyle durduğunu belirten Özer, sokaktan geçen vatandaşların konakla ilgilendiğini ve fotoğraf çektiğini aktardı. Giriş kısmını küçük bir atölyeye dönüştüren Özer, burada yağlı boya tablolar ve Orhan Veli’nin kara kalem portresi gibi eserlerin sergilendiğini de sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir