Nepal, son dönemde yaşadığı en yıkıcı doğal afetlerden biri olan sel felaketinin ardından toparlanma sürecine girdi. Ülkenin Dışişleri Bakanlığı, felaketin ekonomik boyutunu ve yeniden inşa maliyetlerini açıklayan kritik bir bildiri yayımladı. Açıklamada, selin neden olduğu toplam hasarın yaklaşık 1,8 milyar dolar, tahmini kaybın ise 883 milyon dolar olduğu belirtildi. Bu rakamlar, felaketin yalnızca can kaybı değil, aynı zamanda devasa bir ekonomik yük oluşturduğunu gözler önüne seriyor. Yeniden İnşa İçin Devasa Maliyet Bakanlık açıklamasında, ülkenin ayağa kalkabilmesi için toplam tahmini ihtiyacın 4,78 milyar dolar olduğu vurgulandı. Bu devasa bütçenin dağılımı da net bir şekilde ortaya kondu. Yaklaşık 57,67 milyon dolarlık kısmın acil ihtiyaçlar için altı ay içinde kullanılması planlanırken, geri kalan 4,71 milyar doların uzun vadeli yeniden inşa projeleri için ayrıldığı ifade edildi. Bu durum, Nepal’in önümüzdeki yıllarda altyapı ve ekonomik istikrar açısından ciddi bir finansman arayışı içinde olacağını gösteriyor. Can Kaybı ve Kurtarma Operasyonları Felaketin insani boyutu da son derece ağır oldu. Nepal Ulusal Afet Riskinin Azaltılması ve Yönetimi Kurumu, selde hayatını kaybedenlerin sayısının 1385’e yükseldiğini duyurdu. Arama kurtarma ekipleri, hâlâ kayıp olan 5 bin 130 kişiyi bulmak için çalışmalarını sürdürüyor. Operasyonlar sırasında 13 bin 676 kişi kurtarılırken, 337 yaralıya da tıbbi müdahalede bulunuldu. Rasuwa bölgesinde 26 Ağustos’ta meydana gelen sel, bölgedeki düzinelerce köprünün yıkılmasına ve yolların ciddi hasar görmesine neden oldu. Erişimin zorlaştığı bölgelere ulaşmak için helikopterler sevk edildi. Doğal Afetin Bilimsel Nedeni Uzmanlar, felaketin kökenine dair önemli bulgular paylaştı. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, sel öncesi bölgede meydana gelen sismik hareketin kaynağını açıkladı. Merkez, verilerini güncelleyerek 5,2 büyüklüğündeki bu hareketin deprem değil, buzul çökmesi kaynaklı olduğunu belirtti. Merkezi Katmandu’da bulunan Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezi’ndeki uzmanlar da bu görüşü destekledi. Uzmanlara göre, bölgedeki dağlık alandan kopan buzul parçaları bir çığ tetikledi ve bu durum devasa bir sel dalgasına yol açtı. Bu bilimsel tespitler, iklim değişikliğinin dağlık bölgelerdeki buzul erimesi ve buna bağlı afet riskleri üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme getirdi. Yazı gezinmesi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Meclisimiz tarihi bir karar verdi ABD’de enflasyon beklentilere paralel