Dolar 48,6809 +0,05% Euro 55,9733 +0,19% Sterlin 65,3093 +0,33% Gram Altın 6.725,02 +0,83% BIST 100 13.122,58 -5,54%
Bakan Tekin: PISA 2025'te üç alanda puanını artıran tek OECD üyesi…Bakan Tekin: PISA 2025'te üç alanda puanını artıran tek OECD üyesi…

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Slovakya’nın başkenti Bratislava’da düzenlenen PISA 2025 Bölgesel Toplantısı’nda Türkiye’nin eğitimdeki başarısını anlattı. Tekin, Türkiye’nin 2025 döngüsünde fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamalarının üzerine çıktığını, matematikte ise bu ortalamaları yakaladığını belirtti. Bakan, küresel ölçekte belirgin gerilemelerin yaşandığı 2022-2025 döneminde her üç alanda da performansını anlamlı biçimde yükselten tek OECD ülkesinin Türkiye olduğunu vurguladı.

Uzun Vadeli Stratejik Adımlar

Bakan Tekin, bu başarının tesadüfi olmadığını, son 10 yılda atılan sistematik adımların bir sonucu olduğunu ifade etti. 2000’li yılların başında eğitime ayrılan bütçe payının düşük olduğunu hatırlatan Tekin, 2002’den itibaren genel bütçeden en yüksek payın eğitime ayrılmasının siyasal ve ekonomik açıdan kritik bir eşik olduğunu dile getirdi. Bu kaynak artışı, fiziki altyapının güçlenmesine zemin hazırladı.

  • 2013 sonrası başlatılan FATİH Projesi ile 750 bin dersliğin tamamına internet erişimi sağlandı.
  • Milyonlarca eğitim içeriğinin bulunduğu dijital bir portal oluşturuldu.
  • Derslik başına ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısı OECD ortalamasının üzerine çıkarıldı.

Fırsat Eşitliği ve Sosyal Tedbirler

Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, stratejinin diğer önemli ayağını oluşturdu. Coğrafi koşullar, etnik, dini veya politik nedenlerle yaşanan erişim sorunlarını gidermek için kapsamlı tedbirler alındı. Tekin, bu süreçte öğrencilerin merkezdeki okullara taşınmasından öğretmenlerin kırsal bölgelere yönlendirilmesine kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürütüldüğünü aktardı.

Bölge yatılı okulların kurulması ve özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların evde veya hastanede eğitim alabilmesi gibi uygulamalar, sosyal eşitsizlikleri azaltmaya yönelik somut adımlar olarak öne çıktı. Ayrıca, kamu kaynaklarıyla desteklenen yaklaşık 90 bin servis aracı ile öğrencilerin düzenli olarak okullara ulaştırılması sağlandı. Bu çabalar, eğitimin yalnızca merkezlerde değil, ülkenin dört bir yanında erişilebilir hale gelmesini mümkün kıldı.

Müfredat Değişiklikleri ve Sonuçlar

Bakan Tekin, müfredatın içeriğindeki dönüşüme de dikkat çekti. 2024’te son adımını attıkları 12 yıllık zorunlu eğitim müfredatına insan hakları, demokrasi, barış ve adalet konularının kalın çizgilerle eklendiğini belirtti. Bu değişikliklerin, nitelikli bireylerin yetiştirilmesinde temel değerlerin pekiştirilmesine katkı sağladığı vurgulandı.

2015’ten 2025’e uzanan 10 yıllık süreçte her üç alanda birden performansını anlamlı biçimde yükseltebilen tek OECD ülkesi olan Türkiye, bu başarıyı sadece ortalama puan artışıyla sınırlı tutmadı. Aynı dönemde en başarılı öğrencilerin oranını artırırken, asgari düzeyin altındaki öğrencilerin oranını da azaltan iki OECD ülkesinden biri oldu. Bu durum, hem üst düzey yetkinliklerin geliştirilmesi hem de geride kalan öğrencilerin desteklenmesi açısından önemli bir dengeyi yansıtıyor.

Okullarda 2023 yazından itibaren uygulanan telefon yasağı ve öğretmenlerin ders ortamında telefon kullanımına ilişkin hatırlatmalar, dijital dikkat yönetimine yönelik atılan adımlar arasında yer alıyor. Ayrıca, yaklaşık 18 milyon öğrencinin ailesine yönelik başlatılan ebeveyn eğitimleri süreci, ailelerin eğitim sürecine pozitif katkısının artırılmasına yönelik bir strateji olarak sürdürülüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir