Dolar 48,6907 +0,05% Euro 55,9817 +0,21% Sterlin 65,2988 +0,31% Gram Altın 6.725,30 +0,84% BIST 100 13.122,58 -5,54%
Sınır çiti diye diktiler koca ülkenin topraklarını altüst ettiSınır çiti diye diktiler koca ülkenin topraklarını altüst etti

Avustralya’nın ekoloji tarihine damgasını vuran olay, iyi niyetli bir girişimin nasıl felakete dönüştüğünü gözler önüne seriyor. 18. yüzyılda sınır çiti ve tekstil boyası üretimi amacıyla ülkeye getirilen dikenli incir kaktüsleri, kısa sürede kontrolden çıkarak milyonlarca hektarlık tarım arazisini ele geçirdi. Bu istilacı bitkinin biyolojik yöntemlerle kontrol altına alınması süreci, dünya genelinde ekoloji derslerinde incelenen en çarpıcı örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.

Tarihi Bir Yanlış: Canlı Çit Hayali

Opuntia türü kaktüsler, 1788 yılında Kaptan Arthur Phillip liderliğindeki filo tarafından Brezilya’dan Avustralya’ya getirildi. 1840’lı yıllarda Yeni Güney Galler eyaletindeki Parramatta bölgesinde yaygınlaştırılan bu bitkiler, çiftçiler tarafından hayvanları sınırlandırmak için “canlı çit” olarak kullanıldı. Çiftçiler, kurak dönemlerde bu kaktüslerin yem kaynağı olabileceğini öngörerek yaygınlaştırmaya devam etti.

Bunun yanı sıra, kaktüs yaprakları üzerinde yaşayan koşnil böcekleri de ticari bir hedef haline geldi. Bu böceklerin kurutulup ezilmesiyle elde edilen karmin boyası, İngiliz ordusunun kırmızı üniformalarında kullanılıyordu. Ancak iklim koşullarına hızla uyum sağlayan kaktüsler, beklenenin aksine istilacı bir davranış sergilemeye başladı.

Kontrolden Çıkma ve Ekonomik Felaket

1919 yılına gelindiğinde kaktüsler yılda yaklaşık 400 bin hektarlık alana yayılarak kontrol dışına çıktı. İstilacı tiger pear türü dahil olmak üzere kaktüs yoğunluğu, 40.000 kilometrekarelik tarım arazisini kullanılamaz hale getirdi. Queensland ve çevresindeki çok sayıda çiftçi, geçim kaynaklarını kaybederek arazilerini terk etmek zorunda kaldı.

Hükümet, sorunu çözmek için 1901’de 5.000 sterlinlik bir ödül koydu. Bu miktar 1907’de 10.000 sterline çıkarıldı. Ancak fiziki ve kimyasal mücadele yöntemlerinin yetersiz kalması nedeniyle bu ödül hiçbir zaman alınamadı. Ülkenin toprakları altüst olurken, geleneksel yöntemler istilacı bitki karşısında etkisiz kaldı.

Biyolojik Çözüm ve Kalıcı Etkiler

1912 yılında başlatılan bilimsel araştırmalar, sorunun çözümü için yeni bir yol açtı. 52 farklı tür test edilmesinin ardından, Güney Amerika menşeli Cactoblastis cactorum adlı güve türünün tırtılları bölgeye salındı. Kaktüsün iç dokusunu yiyerek kurumasına yol açan bu böcekler, 1932 yılı itibarıyla kaktüs popülasyonunun büyük oranda çökmesini sağladı.

  • Yaklaşık 7 milyon hektar arazi yeniden tarıma kazandırıldı.
  • Bölge halkı, ekonomik canlılığı geri kazandıran böceğin anısına Queensland’deki Boonarga kasabasında “Cactoblastis Memorial Hall” adlı bir toplum merkezi inşa etti.
  • Dalby kasabasına ise kelebeğe adanan bir anıt dikildi.

Günümüzde kaktüs varlığı büyük oranda kontrol altında tutulmakla birlikte, Avustralya’nın bazı bölgelerinde lokal olarak varlığını sürdürüyor. Öte yandan, bu başarının ardından diğer ülkelere de götürülen Cactoblastis cactorum güvesinin Florida’ya ulaşarak bölgedeki yerli kaktüs türleri üzerinde biyolojik bir tehdit oluşturduğu bildirildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir