Dolar 48,7883 +0,08% Euro 56,1083 -0,08% Sterlin 65,4260 +0,11% Gram Altın 6.865,89 +0,94% BIST 100 13.284,42 -1,67%
Dijital hizmet ihracatı hızlandıDijital hizmet ihracatı hızlandı

Küresel ticaretin dinamikleri, dijitalleşmenin etkisiyle köklü bir yapısal dönüşüm geçiriyor. Son dönemde yayımlanan kapsamlı bir rapor, hizmet ihracatının toplam küresel ihracattaki payının 2015’teki yüzde 23 seviyesinden 2025’te yüzde 27’ye yükseldiğini ortaya koyuyor. Bu artış, son on yılda hizmet ihracatının yıllık ortalama yüzde 6,7 büyüme kaydederek mal ihracatındaki artışı geride bıraktığını gösteriyor. Özellikle 2025 yılında bu oranın yüzde 8,3’e ulaşması, dijital platformların, bulut bilişimin ve iyileşen bağlantı altyapısının büyümenin temel itici güçleri olduğunu kanıtlıyor.

Dijital Hizmetlerin Yükselişi ve Sektörel Dağılım

Dijital olarak sunulabilir hizmetler, toplam hizmet ticaretinden daha hızlı bir ivmeyle büyüdü. Bu segment, son on yılda yıllık ortalama yüzde 7,1’lik artışla küresel hizmet ihracatının yüzde 56’sını oluşturur hale geldi. Söz konusu hizmetler arasında sigorta, finansal hizmetler, telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetleri, araştırma-geliştirme ile profesyonel danışmanlık alanları yer alıyor. Bu veriler, küresel ticaretin yalnızca fiziksel ürünlerin değil, yazılım, veri ve tasarım gibi sanal değerlerin de taşıyıcısı olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Ekonomik Eşitsizlikler ve Dijital Uçurum

Raporda, dijital dönüşümden elde edilen payın ülkeler arasında ciddi farklılıklar gösterdiği vurgulanıyor. Gelişmiş ekonomilerde dijital olarak sunulabilir hizmetlerin toplam hizmet ihracatındaki payı yaklaşık yüzde 61’e ulaşırken, en az gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 16 seviyesinde kalıyor. En az gelişmiş ülkelerin hizmet ihracatı son on yılda yıllık ortalama yalnızca yüzde 3 büyüyebildi. Bu ülkelerin küresel hizmet ihracatındaki payı ise 2010’da yüzde 1’in altında iken 2025’te yüzde 0,6’ya geriledi. Gelişmekte olan ekonomiler giderek daha yüksek katma değerli ve bilgi yoğun hizmetlere yönelirken, en az gelişmiş ülkeler ulaşım ve seyahat gibi geleneksel hizmetlere bağımlı kalmaya devam ediyor.

Yapay Zeka Fırsatları ve Stratejik Gereklilikler

Yapay zekanın hizmet sektörlerinde verimliliği artırma ve maliyetleri düşürme potansiyeli büyük olsa da, mevcut dijital eşitsizlikleri derinleştirme riski taşıyor. Yapay Zeka Hazırlık Endeksi’nde gelişmiş ekonomilerin ortalama puanı 0,65 iken, gelişmekte olan ekonomilerde 0,41, en az gelişmiş ülkelerde ise 0,31 olarak hesaplandı. Gelişmekte olan ülkelerin üçte birinden azının ulusal yapay zeka stratejisine sahip olması, bu alandaki hazırlıksızlığı gözler önüne seriyor. Uzmanlar, dijital altyapının geliştirilmesi, dijital becerilere yatırım yapılması ve uluslararası kuralların kapsayıcı hale getirilmesinin kritik olduğunu belirtiyor.

Türkiye’nin Rekabet Avantajı ve Gelecek Adımlar

DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Erdem Erkul, Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısının yapay zeka şirketleri için önemli bir uygulama zemini sunduğunu ifade etti. Erkul, fabrikalarda geliştirilen kalite kontrol ve enerji yönetimi çözümlerinin uluslararası pazarlara taşınarak üretim tecrübesinin ihraç edilebilir dijital ürünlere dönüştürülebileceğini vurguladı. Önümüzdeki dönemde ülkelerin rekabet gücünü, ürettikleri mallara ne ölçüde teknoloji ve hizmet değeri ekleyebildiklerinin belirleyeceği kaydedildi. Gelişmekte olan ülkelerin, kendi sektörel yetkinliklerine dayanan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir