İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tamir Yadai eşliğinde Şeyh Dağı’na giderek bölgedeki İsrail askerleriyle bir araya geldi. Bu ziyaret, İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından yapılan resmi açıklamayla duyuruldu. Netanyahu, ziyaret sırasında yayımladığı video mesajda, Hermon Dağı’ndan Yermuk Nehri’ne ve buradan Akdeniz’e kadar uzanan geniş bir alanı kontrol altında tuttuklarını iddia etti. Başbakan, bölgede hâlâ tamamlanması gereken görevlerin bulunduğunu belirterek, İsrail’in öncelikli hedeflerinden birinin İran yönetimini yenmek olduğunu savundu. Bu hedefe ulaşmaya “çok yakın olduklarını” ileri süren Netanyahu, İsrail’in bölgedeki faaliyetlerinin süreceği mesajını verdi. Ürdün ve Suriye’den Keskin Tepkiler Netanyahu’nun Suriye topraklarına gerçekleştirdiği bu ziyaret, komşu ülkelerden sert tepkiler çekti. Ürdün yönetimi, İsrail Başbakanı’nın işgal altındaki Suriye topraklarına girişini “yasa dışı” olarak nitelendirdi. Ürdün, ziyareti Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık ihlali olarak değerlendirdi. Benzer bir şekilde Suriye Dışişleri Bakanlığı da Netanyahu’nun Şeyh Dağı’na gitmesini kınadı. Suriyeli yetkililer, ziyaretin Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik “provokatif bir adım” olduğunu belirtti. Stratejik Öneme Sahip Bölge Şeyh Dağı, Suriye’nin Kuneytra vilayetinde, Golan Tepeleri yakınında yer alıyor. Suriye-İsrail temas hattına yakın konumu nedeniyle bölge, askeri ve güvenlik açısından kritik noktalar arasında gösteriliyor. İsrail, 1967’den bu yana Şeyh Dağı’nın bazı kesimlerini işgali altında tutuyor. Bu stratejik konum, bölgedeki gerilimin artmasında önemli bir rol oynuyor. İsrail’in bu bölgedeki varlığı ve faaliyetleri, uzun süredir devam eden çatışmaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uluslararası Topluma Çağrı Suriye Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, İsrail’in Suriye topraklarına yönelik saldırı ve ihlallerinin bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden tehlikeli bir tırmanışa yol açtığı ifade edildi. Açıklamada, yaşanabilecek olası sonuçlardan İsrail’in sorumlu tutulacağı vurgulandı. Şam yönetimi, Birleşmiş Milletler (BM), uluslararası kuruluşlar ve etkili ülkelere çağrıda bulunarak İsrail’in saldırılarının durdurulmasını istedi. Ayrıca, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na geri dönülmesi için uluslararası toplumun sorumluluk alması talep edildi. Bu çağrılar, bölgedeki gerilimin diplomatik yollarla çözülmesi umudunu yansıtıyor. Yazı gezinmesi Tom Barrack öve öve bitiremedi: ‘Türkiye-ABD ittifakı hiç bu kadar… Tera, Pusula’yı satın almak için görüşmelere başladı