Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla küresel barış arayışlarına ve uluslararası hukukun mevcut durumuna dair sert mesajlar verdi. Erdoğan, Gazze’deki insani krizin boyutlarına dikkat çekerek, Filistin Devleti’ni ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanacağını vurguladı. Konuşmasında mazlumların yanında durma kararlılığını yineleyen Erdoğan, “Gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz” ifadelerini kullandı. Bu güçlü girişim, Türkiye’nin dış politika gündeminde Filistin meselesinin ne denli merkezi bir yer tuttuğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uluslararası Sistemin Yetersizliği ve Reform Çağrısı Erdoğan, 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak amacıyla kurulan Birleşmiş Milletler’in kan kaybetmeye devam ettiğini belirtti. 190’dan fazla ülkenin iradesinin yalnızca beş ülkenin keyfine bağlı olduğu mevcut yapının ne adil ne de güven verici olduğunu savunan Cumhurbaşkanı, Güvenlik Konseyi’nin “Dünya 5’ten büyüktür” ilkesi doğrultusunda mutlaka reforme edilmesi gerektiğini ifade etti. Bu yapısal eleştiri, uluslararası kuruluşların kriz bölgelerindeki müdahale kapasitesine dair ciddi soru işaretlerini gündeme taşıyor. Gazze’deki İnsani Felaket ve Çocukların Durumu Konuşmasında Gazze’nin acı tablosunu detaylandıran Erdoğan, bölgenin dünyanın en büyük çocuk kabristanı ve en yüksek çocuk ampute oranına sahip alanı haline geldiğini vurguladı. Son üç yılda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 74 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Erdoğan, hastanelerdeki yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70’inden fazlasının hizmet veremediğini aktardı. Ateşkes sürecine rağmen katliamların sürdüğüne dikkat çeken Erdoğan, Filistin direniş hareketinin barış planının ikinci aşamasını kabul etmesine karşın İsrail hükümetinin işgali durdurmaya yanaşmadığını dile getirdi. Filistin’in Geleceği ve Kıbrıs Meselesi Erdoğan, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti’nin kurulacağı günlerin geleceğini ilan etti. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın salonda bulunamamasının vicdanları yaraladığını kaydeden Cumhurbaşkanı, henüz Filistin’i tanımayan ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet etti. Ayrıca Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin tescil edilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni resmen tanımaya ve diplomatik ilişkiler kurmaya çağırdı. Gazze’nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlanması ve İsrail üzerinde baskıların artırılması gerektiği çağrısı, konuşmanın somut talep boyutunu oluşturdu. Yazı gezinmesi Çin’den AB’ye ticaret savaşına girmeyelim mesajı