Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Avrupa Birliği’nin (AB) ekonomik korumacı tedbirleri masaya yatırdığı kritik bir dönemde iki taraf arasındaki ilişkilere dair net bir mesaj verdi. Vang Yi, Çin ve AB’nin stratejik ortaklar olduğunu vurgulayarak, tarafların bir ticaret savaşına sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdi. Bu görüşme, AB’nin kilit sektörlerdeki sanayi kapasitesini artırmayı hedefleyen yeni yasa tasarılarına karşı Çin’in artan endişelerini ve diplomatik tepkisini yansıtıyor. Stratejik Ortaklık ve Çok Taraflılık Vurgusu Çin Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Bakan Vang, Çin ve Almanya’nın tek taraflılığın ve küreselleşme karşıtı eğilimlerin olumsuz etkilerine karşı stratejik iletişimi güçlendirmesi gerektiğini belirtti. İki ülkenin karşılıklı güveni ve pragmatik işbirliğini derinleştirerek dünyaya çok taraflılığı ve serbest ticareti birlikte savunduğu mesajını vermesi gerektiği ifade edildi. Vang Yi, Almanya’nın akılcı ve pragmatik bir duruş sergileyerek Çin-ABD ilişkilerinde olumlu bir rol üstleneceğini umduğunu dile getirdi. Ayrıca Almanya’nın, AB’nin korumacılıktan vazgeçip serbest ticarete bağlı kalmasını teşvik edeceğine inandığını vurguladı. Görüşmenin en çarpıcı ifadesi ise “Çin ve AB kapsamlı stratejik ortaktır, bir ticaret savaşına girmemelidir” şeklinde oldu. Sanayi Hızlandırma Yasası ve Yatırım Engeli İddiaları Çin’in bu sert diplomatik dilini kullandığı temel neden, AB’nin mart ayında duyurduğu Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısıdır. Çin yönetimi, bu tasarıda öngörülen menşe kuralları ve teşviklerin Çinli şirketler açısından ciddi bir yatırım engeli oluşturacağına ve sistematik ayrımcılığa yol açacağına inanıyor. Tasarı, bataryalar, elektrikli araçlar, güneş panelleri ve kritik ham maddeler gibi yükselen stratejik sektörlerde kamu ihalelerinde “AB menşeli” ürünlere öncelik tanınmasını ve bu ürünlere teşvik sağlanmasını öngörüyor. Çinli yetkililer, bu düzenlemelerin yabancı yatırımlar, özellikle de Çinli yatırımcılar için kısıtlayıcı nitelik taşıdığını savunuyor. DTÖ Kurallarıyla Uyuşmazlık Tartışması Çin Ticaret Bakanlığı’nın 27 Nisan’da yayımladığı açıklamada, yasa tasarısındaki maddelerin uluslararası ticaret hukukuyla çeliştiği iddia edildi. Açıklamada, söz konusu düzenlemelerin Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) üye ülkeler arasında ayrımcılığı yasaklayan “en çok kayırılan ülke” ilkesi ile yabancı şirketlerin ulusal pazarda yerli firmalarla eşit koşullarda rekabet etmesini öngören “ulusal muamele” kuralına aykırı olduğu belirtildi. Çin, bu tür korumacı adımların DTÖ anlaşmalarındaki temel hükümleri ihlal edeceğine dikkat çekerek, AB’nin bu tasarıyı uygulamaya koyması halinde küresel ticaret düzeninde ciddi gerilimlere yol açabileceği uyarısında bulundu. Bu durum, iki büyük ekonomi arasındaki ticari ilişkilerin gelecekteki seyrini belirleyecek kritik bir dönemeç noktası olarak değerlendiriliyor. Yazı gezinmesi “ABD’nin baskıları kaldırması halinde Hürmüz 7 günde açılacak”